top of page

Can Okyay

IMG_20230503_151431_edited.jpg

1985 yılında doğdum. Çocukluğum, üretmenin ve el emeğinin hayatın doğal bir parçası olduğu bir ortamda geçti. Daha sekiz yaşındayken kuyumcu, terzi, sandaletçi, demirci ve marangoz atölyelerinde zaman geçiriyor; farklı zanaat dallarını merakla gözlemliyordum. O yıllarda başlayan üretme tutkusu, bugün hâlâ yaptığım her işin temelini oluşturuyor.

Üniversitede Maden Mühendisliği eğitimi aldıktan sonra yaklaşık on iki yıl uluslararası bir şirkette yöneticilik yaptım. Kurumsal hayat bana disiplin, planlama ve uluslararası bakış açısı kazandırdı. Ancak yıllar geçtikçe, beni gerçekten heyecanlandıran şeyin kendi ellerimle üretmek olduğunu daha net fark ettim.

Bu nedenle kariyerimde cesur bir karar alarak kurumsal yaşamı geride bıraktım ve çocukluğumdan beri beni kendine çeken kuyumculuk sanatına yöneldim.

Geleneksel kuyumculuk tekniklerini öğrenmek için uzun yıllar boyunca ustalarla çalıştım. Bugün hâlâ her yeni projede öğrenmeye, araştırmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Çünkü benim için ustalık, hiçbir zaman tamamlanan bir yolculuk değil; sürekli gelişen bir süreçtir.

Her tasarımım, yalnızca estetik bir obje üretme amacı taşımaz. Bir karakteri, bir anıyı, bir duyguyu veya bir hikâyeyi değerli metallere ve doğal malzemelere aktarmaya çalışırım. Bu nedenle eserlerimin büyük bölümü tekil veya sınırlı üretimdir. Tasarım anlayışımla örtüşen seçili özel projeleri ise dönemsel olarak değerlendiriyorum.

Maden mühendisi, eski kurumsal yönetici ve bugün tamamen el işçiliğine odaklanmış bir zanaatkâr olarak; geçmişimin farklı disiplinlerini tasarladığım her esere yansıtıyorum.

Atölyem Urla’da bulunuyor. Burada her parçayı geleneksel el işçiliğiyle, büyük ölçüde makineleşmeden uzak bir üretim anlayışıyla hazırlıyorum. Seri üretim yerine zamana meydan okuyan, yıllar sonra da değerini koruyacak mücevherler ve objeler üretmeyi hedefliyorum.

Benim için gerçek lüks; pahalı olmak değil, anlam taşıyan, özenle üretilmiş ve kendine özgü bir karakter barındıran eserler ortaya koyabilmektir.

Her parça, önce bir hikâyeyle başlar.

Can Okyay

©2026  Can Okyay 

image.png
bottom of page